Türkiye’nin son 25 yılda ihracatta önemli bir ivme yakalayan mobilya sektörü, artan üretim maliyetleri ve küresel rekabet baskısı nedeniyle zorlu bir sürece girdi. MODOKO Başkanı Koray Çalışkan, sektörün fiyat avantajını kaybettiğini belirterek, bu gidişatın devam etmesi halinde Türkiye’nin mobilyada ihracatçı konumdan ithalatçı konuma sürüklenebileceğini söyledi.
Çalışkan’a göre 2025 yılında mobilyanın kilo başı ihracat değeri 2 dolardan 4 dolara yükselmesine rağmen, adet bazında yaklaşık yüzde 40’lık bir kayıp yaşandı. Bu durumun, artan maliyetlerin rekabet gücünü zayıflatmasından kaynaklandığını vurgulayan Çalışkan, özellikle Asya ülkelerinden gelen düşük fiyatlı ürünlerin sektörü zorladığını ifade etti.
Malezya’dan gelen temsilcilerin, Türkiye’de üretilen ürünlerin neredeyse yarı fiyatına satış teklifleriyle MODOKO’yu ziyaret ettiğini aktaran Çalışkan, Türkiye’de işçilik maliyetlerinin rakip ülkelere kıyasla çok yüksek olduğuna dikkat çekti. Örneğin Mısır’da dört çalışana ödenen ücretin Türkiye’de bir çalışana denk geldiğini belirten Çalışkan, bu makasın açılmasının yerli üreticiyi zor durumda bıraktığını söyledi.
İthalat Artıyor, Sermaye Sektörden Çekiliyor
Geçmişte yok denecek kadar az olan mobilya ithalatının son 4-5 yılda iki katına çıktığını dile getiren Çalışkan, firmaların yurt dışı fuarlardan ürün getirerek ticaret yapmaya yöneldiğini ifade etti. Karlılığın azalması nedeniyle bazı yatırımcıların iş yerlerini kiraya vermeye başladığını da belirten Çalışkan, bu yıl 40-50 yıllık köklü firmaların kapanabileceği uyarısında bulundu.
“Tasarımda Güçlüyüz Ama Markalaşmalıyız”
Koray Çalışkan, Türkiye’nin tasarım ve kalite açısından İtalya ve Almanya gibi ülkelerle rekabet edebilecek düzeye ulaştığını ancak markalaşma ve tanıtım konusunda daha agresif adımlar atılması gerektiğini söyledi. İhracatı artırmak için yurt dışında tanıtım, reklam ve marka yatırımlarına ağırlık verilmesi gerektiğini vurguladı.
Robotik üretim altyapısının yaygınlaştırılması, ölçek sorunlarının çözülmesi ve kayıt dışı üretimin önlenmesi gerektiğini ifade eden Çalışkan, firma kuruluşlarında standartların yükseltilmesiyle haksız rekabetin önüne geçilebileceğini belirtti.
Yeni Pazarlara Açılım ve “Firma Hekimliği” Önerisi
AB ile Hindistan arasında imzalanan serbest ticaret anlaşmasının sektörü olumsuz etkileyebileceğini kaydeden Çalışkan, Hindistan’ın AB pazarında daha avantajlı hale gelmesinin Türkiye’nin katma değerli ihracatına zarar verebileceğini söyledi.
Bu nedenle Irak, Suriye gibi yeniden yapılanan ülkeler ile Afrika pazarına odaklanılması gerektiğini belirten Çalışkan, yurt dışında MODOKO benzeri çok mağazalı yerel AVM’ler kurulmasını önerdi. Böylece hem Türk markalarının kalıcı varlık gösterebileceğini hem de diğer ülkelerden ürün girişinin sınırlandırılabileceğini dile getirdi.
Sektörün doğru yönlendirilmesi için “aile hekimliği” modeline benzer bir “firma hekimliği” sistemine ihtiyaç olduğunu savunan Çalışkan, stratejik planlamanın profesyonel bir merkezden yürütülmesi gerektiğini ifade etti. Türkiye’nin dünyanın en büyük ikinci hammadde üreticilerinden biri olduğuna dikkat çeken Çalışkan, son iki yılı da dikkate alan kapsamlı bir sektör stratejisinin artık zorunlu hale geldiğini sözlerine ekledi.






