Mobilya sektöründeki 40 yıllık birikimini estetik ve işlevsellikle birleştiren NDESIGN, yeni Ezora Koleksiyonu ile geçmişin izlerini modern yaşam alanlarına taşıyor. Marka, sanatsal bakış açısı ve yüksek kalite anlayışıyla tasarladığı bu koleksiyonla, zamana dirençli bir tasarım dili sunuyor. Mardin’in mistik dokusundan ilham alan Ezora; tarih, kültür ve çağdaş tasarımı aynı potada buluşturarak mekânlara güçlü bir karakter kazandırıyor.
Mardin’den İlham Alan Modern Estetik
Ezora Koleksiyonu, Mezopotamya’nın kadim mirasını çağdaş yaşamın ihtiyaçlarıyla harmanlıyor. Yüzde 100 masif ahşap ve mermerin doğal zarafeti, Mardin’in taş işçiliğini çağrıştıran özgün yüzey detaylarıyla birleşiyor. Bu yaklaşım, koleksiyonu yalnızca dekoratif bir tercih olmaktan çıkarıp, mekânlara ruh katan bir tasarım anlatısına dönüştürüyor.
Evin Her Köşesinde Bütüncül Bir Dil
Koleksiyon; koltuk ve sandalyelerden konsol ve sehpaya, karyola ve gardıroptan duvar dekorlarına kadar uzanan geniş ürün yelpazesiyle evin tüm alanlarında bütüncül bir estetik sunuyor. Ezora’daki her parça, işlevselliğinin yanı sıra mekâna kimlik kazandıran bir tasarım objesi olarak ön plana çıkıyor.
Uluslararası Tasarım Sahnesinde Ezora
NDESIGN Kreatif Direktörü Hale Betül Güleç, markanın İtalya’da “Ndesign Creative Atelier” adıyla bir tasarım ofisi açtığını ve Ezora’nın yeni parçalarının Milano’daki bu merkezde geliştirildiğini belirtiyor. Güleç, Ezora’nın felsefesini; Mardin’in hikâyelerini zarif bir dokunuşla yaşama taşıyan, barışı ve uyumu yansıtan zamansız bir estetik olarak tanımlıyor.
Koleksiyonun önemli parçalarından Taht Vanity’nin New York ICFF’te Editör Ödülü’ne layık görülmesi ise Ezora’nın uluslararası tasarım dünyasında gördüğü değeri ortaya koyuyor. Ezora, yalnızca bir koleksiyon değil; yaşanan, paylaşılan ve zamanla anlam kazanan bir tasarım deneyimi olarak ön plana çıkıyor.






